Hayvanınız öldükten sonra en çok merak edilen şey; geri gelecek mi, gelecekse de nasıl gelecek..

Öncelikle her hayvan geri gelmez.Bunun nedeni sizi az sevmesinden ya da bağınızın az olmasından değil.Örneğin çoğu yaşlı hayvan geri gelmez çünkü sizinle ilgili tüm görevlerini yerine getirmişlerdir. Bazı hayvanlar da ,sizin başka hayvanları kurtarabilmeniz adına geri gelmezler.

Eğer hayvanınız geri gelecekse;

-Yaşlı olarak da bebek olarak da geri gelebilir. Hayvanlar ruh değiş tokuşu yapabilir. Eğer bir hayvan bedenini bırakıp Gökkuşağı Köprüsüne gitmeye hazırsa, o zaman sizin hayvanınız onun yerine geçebilir. Ya da yeni doğmuş olarak da geri gelebilir. Eğer bebek olarak gelirse , yine de sizi tanıyabilir,eski alışkanlıklarını gösterebilir,bebeklik sürecini daha rahat atlatabilirler.

-Geçici olarak başka hayvanın bedenine gelebilir. Dediğimiz gibi bazen hayvanlar , geçici olarak başka bir hayvanın bedenine gelebilirler, belki sokakta gördüğünüz o anda sevdiğiniz bir köpek ya da kedi özleminizi gidermeniz için sizin canınız olarak gelmiş olabilir.

-İnsan olarak gelemezler. Ruh enerji olduğu için, belki o zaman insan ya da taş bile olarak gelebilirler diye düşünebilirsiniz. Ama insanların enerjileri daha yüksek,bitkilerin de daha düşük olduğu için ,herkes kendi türünde geri gelebilir.

Animal Communication ( Hayvanlarla İletişim)

Genellikle ,insanlar hayvanlarla iletişim olarak onlarla fiziksel olarak konuşmayı ya  da görmek olarak düşünürler.Hayvanlarla iletişim fiziksel olarak görüşmekten çok,daha çok bütün duyularımızı kullanarak iletişime geçmektir.

Bunun anlamı; iletişime geçtiğimiz hayvanla ilgili ipuçları,semboller alarak,onları anlamamız demektir.Bu ipuçları veya semboller genellikle iletişime geçen kişiye, görsel olarak ve ses olarak gelir.Bazen de kokusunu bile alabilir.Biliyorum şu anda bu konuyla yeni ilgilenenler için garip geliyor olabilir; hatta belki sizin de başınıza geldi; fakat bunun gerçek olduğunu hiç düşünmediniz.

Linda öldükten 2 gün sonra arkadaşlarım beni dışarıya çıkarmak istediler.Hazırlandım ve tam evden çıkacakken mutfak buram buram Linda koktuğunu farkettim. Tabi ki o zamanlar kimseye söyleyemedim. Ama şimdi benim obur Linda’mın orada bana ilk sinyalini gönderdiğini şimdi anlıyorum:)

Hayvanlarla telepatik yoldan iletişime geçmeyi herkes yapabilir, bu kesinlikle bir yetenek veya özel bir beceri değildir. Hatta okuduğum bir kitapta ”Theta beyin dalgalarının” evrensel bir beyin dalgası olduğunu ve herkesin bu dalgalara erişebileceğini okumuştum.

Kısacası bu yetenek biz doğduğumuzda bizimle varoluyor; fakat daha sonra kullanılmadığı için küçülüyor. Fakat nasıl vücudumuzdaki kaslarımızı geliştirmek için egzersiz yapıyorsak, bu yeteneğimizi geliştirebilmek için de egzersiz yapmamız gerekiyor.

Ben de daha bu çalışmalarımın egzersizlerimin başındayım:)

Aslında tüm canlılarla bu şekilde iletişime geçilebiliniyor; fakat hayvanların bizimki kadar karışık bir beyin yapıları olmadığı için, onlar daha duygusal ve sezgisel yaklaştıkları için, onlarla iletişime geçmek daha kolay..

Evcil Hayvanımız Öldüğünde yapmamız gerekenler..

Linda öldüğünde çok fazla ağladığımı söylemiştim,zaten söylemesem bile sizlerde tahmin edebilirsiníz.
Çevremdeki herkes ;”bak ağlama sen ağladıkça Linda da çok üzülür” dediklerinde çok saçma diyerek sinirlenmiştim, ya da söyleyenlerin tamamen beni susturmak amaçlı konuştuklarını düşünmüştüm..Sonradan öğrendim ki doğruymuş..Eğer çok sevdiğiniz canınızı (hayvanınızı demek istemiyorum), kaybettiyseniz yapmanız veya yapmamanız gereken şeyler;

Kesinlikle hayatınız bitmiş, artık hiçbirşey eskisi gibi olmazmış gibi ağlamayın.Böyle negatif enerjiyle dolduğunuzda, size iyi olduğunu, yanınıza geldiğini, ya da geri geleceğini bildireceği sinyalleri alamassınız,çünkü onun da enerjisini etkilemiş olursunuz.

Her zaman güzel anılarını hatırlayın.O son andaki acı hallerini düşünmeyin. O şu anda çok daha mutlu ve güzel bir yerde. Güzel anılarınızı da düşünürken ” Eskiden biz bahçede koşardık,artık o yanımda olmayacak,eskisi gibi koşamayacağız. ” diye ağlayarak değil ( yaklaşık 2 hafta boyunca benim ruh halim böyleydi), onun yerine ”Ne güzel koşardın,bahçede kedileri görünce kaçardın” gibi gülerek hatırlamaya çalışın. Tabi ki gözleriniz dolacak,benim de doluyor insan tabi ki özlüyor,ama elimizden geldiğince güzel hatırlarsak , o da mutlu olur:)

Bol bol konuşun! Sanki yanınızdaymış gibi, sürekli konuşun,onu sevdiğinizi söyleyin,ya da canınız sıkkınken ona anlatın,hayvanlar sizi duyarlar ve bizimle iletişime geçerler..Biz insanlar maalesef onları anlayamıyoruz..

Bunun dışında benim gibi hayvanlarla iletişime meraklıysanız, mutlaka Brent Atwater’ın ”Animal Reincarnation’ ve ”I’m Home” adlı kitaplarını okumaya çalışın. Kitaplar maalesef Türkçe’ye çevrilmemiş ,ve alımı zor ;fakat almayı düşünürseniz benimle iletişime geçin ben yardım edebilirim.

http://www.amazon.com/Animal-Reincarnation-Answers-Questions-Afterlife-ebook/dp/B004GUSB6A/ref=sr_1_1_title_0_main?s=books&ie=UTF8&qid=1391274516&sr=1-1

Bu kitaptan öğrendiğim billgileri de sizinle paylaşacağım; fakat kendiniz de okumak isterseniz Amazon.com’dan önizlemesine de bakabilirsiniz.

En önemlisi ;canınızın size verdiği sinyalleri iyi anlayın.Ben yanlış anladım ,öyle şey olmaz demeyin.İlk başlarda ben de öyle düşünüyordum. Şimdi ağlamalarım azaldığından beri sinyaller arttıktan sonra daha iyi anlıyorum bazı şeyleri.

Eğer evcil hayvanınızla bağınız kuvvetliyse,emin olun o sizi bırakmaz.. Belki reankarnasyonla dönmez(bunun nedenlerini ilerideki yazılarımda paylaşacağım) ; ama enerjisi mutlaka sizin yanınıza gelir,belki eskisi gibi sizinle uyuyabilir:)

Hayvanlarda Reenkarnasyon

Öncelikle ruhumuzu tanımlayalım. Ruh bir enerjidir. Nasıl suyu kaynatırsak buhar ,dondurursak buza dönüşürse, biz de enerjinin hallerini yaşıyoruz. Ölüm, enerjimizin (ruhumuzun) fiziksel görünümümüzden, bedenimizden ayrılması demektir.Ruh da bir enerjidir.

Biz dünyaya gelmeden önce; canımız gibi çok sevdiğimiz ve bağlandığımız hayvanla birlikte bir anlaşma yaparız. Bu anlaşmaya göre birlikte olacağımız , onun ne kadar yaşayacağı,ne zaman öleceği gibi anlaşmaları da imzalamış oluruz. O yüzden ani ölümler sırasında keşke cümlelerimizin hepsi boşunadır,çünkü zaten biz Dünya’ya inmeden önce bu anlaşmayı çoktan kabul etmiş oluruz.

Bu iki ruh birbirlerine bağlı olduğu için, çoğu hayvan ölümden sonra uygun zamanda sahibine geri döner.Özellikle erkenden sahibinden ayrılmış, daha görevini tamamlayamamış hayvanlar reankarnasyonla geri dönerler.

Reankarnasyonun gerçekleşmesi için; ilk olarak köpeğin eskimiş,hasta bedeninden kurtulması gerekir. Tıpkı benim Linda’mın olduğu gibi. Size daha önce de yazdığım gibi Linda doğduğundan beri hastaydı,sürekli bir hastalık çıkardı. İkinci aşama sizin hazır olmanız, hayatınızdan dersler almanız, yeni bir hayvana hazırlanmanız aşaması. Çünkü hayvanınız geri geldiğinde cinsiyeti ve ırkı tamamen farklı gelebilir. Hatta bazı köpekler kedi olarak bile geri dönebiliyorlarmış. O hayvanı da aynı şekilde sevmeniz, bedeni değişik olsa bile ruhunun sizin eski hayvanınız olduğuna hazır olmanız gerekmekte. Sonra hayvanınızın size ve kendisine uygun bir beden seçmesi gerekiyor. Bu durumu aceleye getirmemeniz lütfen bir an önce gel dememeniz çok önemli. Çünkü sizin sürekli gel demenize dayanamayan hayvanınız ,1 ay sonra geldiğinde doğru ve sağlıklı vücudu seçemeyebilir, ve hayatı boyunca hasta yaşamak zorunda kalabilir.

Benim için de sizin için de en büyük sorun eminim ki ; YA GELDİĞİNDE BEN ANLAMASSAM? Bu soruyu o kadar çok sordum ki bir ara beni animal communication grubundan kovacaklarını düşündüm:)

Sürekli bana söylenen şey (ki doğru söylüyorlar) ”Linda geldiğinde sana yol gösterecek, sen onu içinde hissedeceksin,gözlerinden anlayacaksın,içine ışık dolacak..Kendine güven emin ol, sen rahat olmassan o gelme sürecine giremez” Haklı olduklarını bilmeme rağmen bir türlü rahat edemedim. Taa ki PetlifeRadio’da Brent Atwater’ın podcastını dinlerken öğrendiklerimden sonra..

Bir kadın yayına bağlandı ve çiftlikte bir kedi gördüğünü evlat edinip edinmemede tereddüt ettiğini; daha sonra başkasının o kediyi aldığını söyledi.Sonra da o kedi benim eski kedim miydi diye sorduğunda ,Brent ”Evet senin eski kedindi” dedi. Tabi ki bu durumda kadın çok üzüldü ağlamaya başladı. Fakat Brent; ”Sakın üzülme, o senin kedin, sizin enerjileriniz birbirine bağlı,ruhlarınız bağlı o senin için geldi.Birşey olacak ve o kedi sana geri dönecek ,nasıl bir sürü kedi ve köpek evlat ediniliyor ve daha sonra yine barınağa bırakılıyor,çünkü asıl ruh eşini bulmamış oluyor.Senin kedin de ya bırakılacaktır, ya başka bir yolla kedin sana geri gelecektir” dedi. O anda anladım ki eğer böyle bağınız olan bir hayvanınız varsa, korkmadan,güvenle,sevgiyle onu uygun zamanda kucaklamak için hazır olmak gerekiyor. Artık eminim ki..Linda geldiğinde hareketlerinden ,bakışlarından mutlaka anlayacağım.

 

Linda’nın Bana Geri Geleceği Müjdesi ! :)

Yeni Yıl zamanı ;teşekkür etmek ve yeni yıllarını kutlamak için tekrar Animal Communication sayfasına girdim ve oraya ”Bana yardım ettiğiniz için ve acımı paylaştığınız için teşekkür ederim ,sizin sayenizde eminim ki Linda benim yanımda ve beni yalnız bırakmayacak:) ” yazdım.

Ve karşılığında hiç beklemediğim bir cevap geldi.

Oradaki bir üyemiz ” Biz teşekkür ederiz,üstelik Linda’nın bu sene sonuna kadar sana bir süprizi var, sana geri dönecek. 4. kattaki birinden, ya da 4 numarayla alakalı biriyle haberini alacaksın” dedi. Ben daha Hayvanlarla İletişime yeni alışmışken bir de reenkarnasyon işin içine girince çok şaşırdım ve heyecanlandım ve tekrar araştırmaya başladım. 1 hafta sonra dayanamayıp o bayana özelden ”Gerçekten gelecek mi ya anlayamassam geldiğini o zaman ne olacak diye sordum?”

”Evet bu kesin birşey sana gelecek ve sen bunu hissedeceksin.O zaten sana ipuçları verecek. Hayvanlar bizim öğretmenlerimizdir. Bize bazı şeyler öğretirler. Bu süreçte senin öğrenmen gerekenler var, daha sonra o geri gelecek ve bunu anlaman için de sana ipuçları verecek” dedi.

Fakat; benim bu konularla ilgili bilgim olmadığı için bu bana yetmedi,çünkü çok korktum ya Linda gelirse,ya ben onu bulamassam..Ya o geldiğinde ben anlamassam ve o sokaklarda yaşarsa diye binlerce kötü soru geçti aklımdan..

Sonra Başakla konuştum ve o da Lindayla iletişime geçti. Linda da yine geçmişimden bazı dersler almam gerektiğini,sonra gelebileceğini söyledi. Geleceğine inandım; fakat geldiğinde ya bulamassam diye bir korku sardı içimi ve böylece yine araştırmaya ve okumaya başladım.

Benim ilk ”Hayvanlarla İletişim” Deneyimim:)

Sevgili Başağın blogunu okuduktan sonra orada da görebileceğiniz http://groups.yahoo.com/neo/groups/animalcommunication/info  grubuna katıldım ve hemen Linda’nın fotoğrafını yolladım.Neden öldüğünü yazmadım ,onların bilmesini istedim.Tek söylediğim şey köpeğimin çok ani öldüğü ve onunla vedalaşamadığımdı.

Cevap olarak o kadar güzel şeyler geldi ki inanamadım. İlk olarak bana Linda’nın beyninde de tümör olduğunu söylediler ki biz bundan şüpheleniyorduk.

İkinci olarak bana benim zaten onunla vedalaştığımı,onu öptüğümü,temizlediğimi,konuştuğumu ve onun hepsini duyduğunu söylediler. Tabi ben bunları okurken ağlamaya başladım:)

Daha sonra bana Linda’nın çok mu öpmeyi sevdiğini, o anda beni öptüğünü, zaten beni sürekli ziyarete geldiğini, gelmediği zaman da bol bol koştuğunu söylediler. Bu tarz konuşmalarla birlikte ben rahatlamaya başladım. Ve yavaş yavaş Linda’nın yanımda olabileceğini kavramaya başladım.

Bir akşam işten eve geldiğimde; salonda Linda’nın ağlama sesini duydum,önce inanamadım,hemen diğer köpeğim Ales’e baktım, o da kulaklarını dikmiş duvara doğru bakıyordu.

Bu olaydan 1 hafta sonra yine salonda evi toplarken, yine bir ses duydum, yine Linda’nın sesiydi. Bu sefer Linda ve Ales’in odasından geliyordu emindim. Yine Ales’e baktım o da sanki birşey varmış gibi kafasını oynatmaya başladı, sanki birşey izliyordu. O zaman ilk defa emin oldum geldiğinden, önce biraz korktum ne de olsa ilk deneyimimdi,fakat sonra Linda olduğunu düşündükçe mutlu oldum:)

Lindayı kaybedişim ve Hayvanlarla İletişim ile Tanışma

Eğer şu anda bu yazımı okuyorsanız , büyük ihtimalle siz de benim gibi canınızdan çok sevdiğiniz bir çocuğunuzu kaybettiniz.

Bundan 5 yıl önce ; aklımda kesinlikle 2. köpeği almak yokken, çıktı karşıma Linda.. Çiftlikte yeterli kadar besin alamamış ve minnacık kalmıştı. Karşıma çıktığında kesinlikle almalıyım! dediğimi hatırlıyorum..Aldığım ilk günden beri de hastalıkları hiç geçmedi, ama her hastalığına karşı Linda o kadar mutlu o kadar umursamazdı ki, sanki insanlara ders veriyor gibiydi.Bir tek sorunumuz vardı o da çok korkaktı:) Bir de diğer tüm golden retrieverlar gibi , belki birazcık daha fazla sevecendi, kirpi,kuş,insan ayırt etmez onlarla oynayamazsa kahrolur resmen ağlardı..

9 Kasım 2013 öğleni her zamanki gibi Linda ve Alesle bahçeye çıktık, Linda yine ağzında tenis topu koşturuyordu.Komşum ve çok sevdiğim arkadaşım da köpekleriyle gelince birlikte tenis kortlarında oynasınlar diyerek kortlara doğru yöneldik. Yaklaşık beş dakika sonra Linda yanıma korkmuş bir şekilde tökezleyerek geldi,ve sonra kendini kollarıma attı..İlk nöbetiydi..2 gün boyunca yaşadıklarımı anlatmayacağım ama Pazartesi günü Veterinerlik Fakültesinden erkek arkadaşım evime getirirken çok mutluydum.O gün trafik olduğu için çok geç geldiler, ben yatağını hazırladım, yatırdık, iyileşecekti, konuştum onunla, öptüm,kokladım, yaklaşık 1 saat yanında oturduktan sonra uyuması için yanından ayrıldım. Yarım saat sonra yanına gittiğimde nefes alamıyordu,maalesef kalbi durmuştu..Kendimi çok suçladım ”Neden içeri gittim ki,neden yalnız bıraktım ki?” diye ..Ama aslında o benim yanından gitmemi bekliyordu..Ve o son nefesiyle beni görmek için dayandı..

Linda’yı kaybettikten sonra hayatımın hiç önemi kalmadı,artık iki saniye bile ayrılmadığım ”canım” yanımda yoktu. Linda’nın nerede olduğunu neler yaptığını öğrenmem lazımdı.O sırada http://kopeklerveinsanlari.com/ blogu’nu buldum. Ve böylece hem bakış açım hem de yaşantım tamamen değişti 🙂Resim